Hakkımızda

Ülkemiz, Dünyadaki arı varlığında, Çin’den sonra 2. Sırayı almaktadır.(4 milyon koloni) Kovan başına verimlilikte aynı sırayı muhafaza edemediğimiz görülmektedir.Bunu bir çok sebebe bağlamak mümkündür. Ancak en önemli sebebi “yörelere adapte olmuş ana arıların“ kullanılmamasından kaynaklandığı otoriteler tarafından kabul edilmektedir.


Çanakkale , yurdun batısında, Ege ile Marmara denizini birbirine bağlayan boğazın ortasında yer almaktadır. Balkanlar’dan esen soğuk ve kuzey rüzgarları bölgeyi etkilemektedir. Ortalama yılda 280 gün rüzgar olması sebebiyle bölgede rüzgar türbin santralleri kurulmuştur. Rüzgarın denizin üzerinden karaya doğru esmesi bölgede nemi de arttırmaktadır. Kısacası Çanakkale rüzgarlık, nemli ve kışın soğuk bir bölgedir.

 

Bu özelliklerinden dolayı bölgede yaşayan arının bu tabiat şartlarına uyması gerekmektedir. Bu şartların en çetin yaşandığı bölge Gökçeada’dır. Adanın ana karadan 14.5 mil uzak oluşu, arı girişine yasak olması sebebiyle diğer arılar ile etkileşimi kesilmiş, izole bir alandır. Bu bölgede yaşayan arı, bir çok araştırmacıya konu olmuş ve kendine özgü, zor şartlara mukavemetli, rüzgara karşı yerden 25-30 cm yükseklikte uçabilen farklı bir arı olduğu tespit edilmiştir.

 

Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölüm Başkanlığının verdiği rapora göre Gökçeada da yaşayan arının diğer arılardan farklı özelliklere sahip olduğu ve damızlık olarak üretilmesinin uygun olduğu ifade edilmiştir.

Çanakkale- Erenköy sınırları içerisinde kurulan ana arı üretim işletmemizde damızlık olarak, Gökçeada arısı kullanılmıştır. Yine bu işletmede erkek hat olarak dışarıdan ana arı almamış yerli arılar kullanılmıştır. Kısacası üretilen analara ana hattı Gökçeada , baba hattı Çanakkale’nin yerli arısıdır. Bu projede üretilen analar bölgeye uyum sağlamış yüksek verimli arılardır. Performans testleriyle gözlem altına alınmıştır.
Bu projenin en önemli özelliği; ana arıların çiftleştirme kutularında değil, ruşet kovanlarda üretilmiş olmasıdır.

 

Proje danışmanlığımızı yapan , ana arı konusunda otorite olan Yar. Doç. Devrim Oskay hocamızın Dünya’da uygulanan yeni ana arı üretim teknikleri konusundaki önerileri dikkate alınarak yapılmıştır. Küçük çiftleştirme kutularında üretilen analarda performans düşüklüğü yaşanmaktadır. Bunun önüne geçilebilmesi için bu projede analar “48x25 langstrot” tipi üç çerçeveli ruşet kovanlarda üretilmektedir. Buradaki amaç çiftleşme uçuşuna çıkacak anaya işçi arıların masaj yaparak çiftleşmeye hazırlanması ve ananın çok erkekle çiftleşme uçuşuna çıkmasını , buna bağlı olarak, ananın uzun süre yumurtlamasını sağlamaktır.

 

Güney Marmara’da başarılı olacağı  düşünülen bu projenin bölgemiz arıcılarına hayırlı olmasını diliyorum.

                                                                                       Erenköy Arı Çiftliği Kurucusu
                                                                                                  Cahit İLERİ